Ukdeler…

İnsan, bir damla sudan ve birkaç alakadan yaratıldı. Alakaları ile bağını kestikçe benliğini çepeçevre saran yalnızlık duygusunun girdabına girdi.


-1
2 Paylaşım, -1 Beğeni

İnsan, bir damla sudan ve birkaç alakadan yaratıldı. Alakaları ile bağını kestikçe benliğini çepeçevre saran yalnızlık duygusunun girdabına girdi. Sırtını yaslayacağı dağların hiçliği daha dik durmasını emretti ruhuna. İnsanlar içinden dimdik geçerken o sokaklardan,  ıssız aralardan geçerken hangi acısına ne kadar gözyaşı döktüğünün gözle görülür tek şahidi sokak lambaları oldu.

“Sen güçlüsün!” Denmez kanadı kırık kuşa… Aç bakalım yaranı sarayım denir.

Bir yağmur damlası herkes için ayrılık ürpertisi olmaz. Yağmurlu bir günde terkedilmediyse… Yahut bir eylül sabahı umudu sevdirmez herkese. Otogarda sevdiğini beklemediyse…

İnsanı bir sözü dahi söylemekten men eden kursağında biriktirdiği ukdelerdir. Yaşanmamışlıklar ülkesinin en meşhur caddesi boğazımızdaki düğümlerdir. İnsanın kalbine alabildiği hasretlerin bir sınırı yoktur. Bu hiç de adil olmayan hayat masasında fatura hep iyi adamlara kesilir. Gürültüyü sevmez bu iyi adamlar. Ayrılık türkülerine, az ama öz sözlere ve annelerine düşkündürler.

Her insan kendi hayatının mahsülü iken kendi toprağında bitirdiğin ekini bir başkasının toprağından ummak yahut kokusu ve rengi itibariyle farklı bir ekin veriyor diye onun toprağını taşlamak… Kötülüğün karanlık ve bilinmez odalarından sadece biridir. Işıkları yakmak ancak ve ancak insan olduğunu hatırlamakla mümkündür. Ötekine sürekli kalıplar çizen ve bu kalıplara uymadığı için ellerinde yargısız infazlarıyla  hiddeti hakkı görenler, infazları adaletin terazisinde hiç tartılmamış olanlardır.

Vitrinden hayranlık uyandıran bir elbisenin üzerimize üç beden büyük gelmesi gibiydi bazıları. Keşke hep vitrinlerinde kalsaydılar. Hayranlığımız baki kalsaydı da gerçek yüzleriyle tanış olmasaydık. Mankeni kendi bedenimize uydurur. Düşlerimizde ki iyi insan gömleğini kafasından sıkıştıra sıkıştıra karşımızdakine giydiririz. Nitekim o gömleğin adamı olmadığını aldanmış zannımızla yüzleşince fark ederiz. Mesela birinin bize yalan söylemesini aldatma sanırız.  Ademoğlu’nun irabı mahalli günahkar olmasıdır. Aksini düşünmek bir sırtlanın avına acımasını beklemek derecesinde bir saflık örneğidir. Burada kişi kendini günahkar insandan melekvari bir ruh arayarak aldatmaktadır.

Hem sen Adem’in sürgün yeri… Yusuf’un zindanı… Eyyüb’ün ızdırabı dünya değil misin? Böyle bir dünyadan sürekli mutluluk sözü almadıysan ne diye sızlanırsın ey insan?


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

-1
2 Paylaşım, -1 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın
Hay aksi! Hay aksi!
0
Hay aksi!
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
geeky geeky
0
geeky
Aşk Aşk
2
Aşk
Ha Ha Ha Ha
1
Ha Ha
Yok Artık Yok Artık
1
Yok Artık
Zafer! Zafer!
0
Zafer!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı
Bildirimleri Aç    Evet Hayır