Tarihte dünden bugüne “SALGINLAR”


0

Dünya ve Türkiye’deki gelişmelerden haberdar olmak için Telegram Kanalımıza abone olun.

https://t.me/politizasyonhttps://t.me/isgrubu

14. yüzyılda gemilere ve hastalığın görüldüğü yerler karantina olarak uygulandı.Karantina kelimesinin kökeni olan İtalyanca “qaranta qiorni”, yani “40 gündür”. Karantinada Hz. İsa’nın tabiatta geçirdiği 40 gün örnek alınmıştı.
Gemiler özel limanlarda tecrit ediliyor, yolcular limanda 40 gün alıkonuyordu.
Veba görülen şehirlerde Çan kulelerine siyah bayrak asılarak, oraya gelecek olan yolcular uyarılırdı.

Vebalılar yerleşim yerlerinden sürülürlerdi. Karnavallar, fuarlar, kilise ayinleri gibi insanların toplu olarak bir araya geldiği toplantılar yasaklanmıştı. Karantina ve bu tedbirler kontrol amaçlıydı.

Tüm Avrupa ve Asya’yı esir alan veba salgınları Anadolu’ya pek uğramıyordu..
Dünya tarih boyunca salgınlar ile mücadele etmiş ve etmektedir.
21.yüzyıldayız bugün baktığımızda yine Asya’dan Çin’den yayılan corana virüsü tüm dünyayı esir almış özellikle Amerika ve Avrupa da etkisini sürdürmektedir.
Tarih tekerrür eder bu da bir gerçektir ama devletler insanı yaşat ki devlet yaşasın ideolojisiyle hareket ettiği sürece bu zarardan en az şekilde kurtulacaktır.
Günümüzde tüm dünya ülkelerine baktığımızda bu ideolojiyi bu anlayışı kendine şiar edinmiş bir Türkiye Cumhuriyeti devletini görmekteyiz.
İnsanını yaşat ki devlet yaşasın bu şiar bugün yine Anadolu’yu ayakta dik ve sağlam tutacaktır.

Küresel bir salgının ulusal mücadelesine şahitlik ediyor dünya gıpta ile izlemekte bu coğrafyanın yöneticelerini ve milletini…
Bize düşen daha sıkı sarılmak ama birbirimize değil önlemlerimize,tedbirlerimize…
Dün Anadolu’ya uğramayan virüs bu coğrafya da tekrar düne döndüğümüzde…
İşte dünya da dünden bugüne salgınlar;
Galen salgını
MS 165-180 yılları arasında Roma İmparatorluğu’nda yaşanmış olan ve doğu seferlerinden dönen askerler tarafından getirilmiş salgın bir hastalık olan Antoninus vebası günde 2 bin kişinin ölümüne neden olmuş bilinen ilk büyük veba salgınlarından biri.

Jüstinyen Vebası
541 yılında Konstantinopol’de İmparator Jüstinyen tahtta otururken Avrupa’da başlayan bir salgın önce Mısır’a oradan Filistin’e, Suriyeye ve oradan da Anadolu’ya ulaştı. Jüstinyen Konstantinapol’a tüm giriş çıkışları kapattıysa da salgın hastalık askeri birliklerin şehre getirdiği malzemeler arasında yer alan fareler yoluyla girdi.

Kara Veba
1346 – 1353 yılları arasında meydana gelen Kara Veba salgınının 75 ila 200 milyon arasında insanı öldürdüğü düşünülüyor. Tam sayıları bilmek mümkün olmasa da özellikle Avrupa nüfusunun bu yıllarda yüzde 30 ila yüzde 60 oranda azaldığı belirtiliyor.

Yedi farklı Kolera salgını
Uygarlık tarihimizde yedi büyük kolera salgını yaşandı ancak bunlardan en ölümcül olanı üçüncüsü olan ve 1852 – 1860 tarihleri arasında meydana gelen salgındı. Koleranın başlıca sebebi içme sularının kirlenmesi ancak sebebin bu olduğu üçüncü salgına kadar anlaşılamadı.

Üçüncü Veba salgını
1855 – 1859 yılları arasında Çin’de başlayarak dünyaya yayılan ve sadece Çin’de ve Hindistan’da bile 12 milyon insanın ölümüne neden olan bu salgına Jüstinyen Vebası ve Avrupa’nın Kara Vebası ardından ‘Üçüncü Veba’ denildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Tifüs salgını
1914 – 1918 yılları arasında Tifüs bakterisini taşıyan bitlerin neden olduğu salgın savaşın beraberinde getirdiği bir olguydu. Avrupa ve Asya’da 25 milyon kişi hastalandı ve özellikle Sovyetler Birliği ülkelerinde 3 milyona yakın insan hayatını kaybetti.

1918 İspanyol Gribi salgını
Birinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda 500 milyon insana bulaşan H1N1 influenza virüsü neden olduğu yüksek ateş ile dünya genelinde 50 ila 100 milyon arasında sağlıklı insanın ölümüne neden oldu. Bu sayı birinci ve ikinci dünya savaşlarında ölen insan sayısının toplamından kat kat daha fazladır.

1957 Asya Gribi salgını
Çin’de başlayan Influenza-A virüsünün ördeklerde mutasyona uğrayarak insana geçen bir hastalık olduğu düşünülüyor. Asya Gribi olarak adlandırılan hastalık 4 milyona yakın insanın canına mal oldu.

HIV (AIDS) virüsü
20. yüzyılın ortalarında maymunlardan insana geçtiği anlaşılan HIV virüsünün saptanabilen ilk örneği 1959’da Kongo’da görüldü.Ne var ki, teşhisi ve adı ancak 1980’lerde konuldu. Son 30 yılda 36 milyon insanın hayatına mal olan virüsü kesin tedavi edebilecek bir çözüm hala bulunmuyor.

21.yy bugünün Covid_19’da dünyayı esir almış durumda kim kazanacak virüs tabi ki de ama bize de hayatı öğretecek bunu göreceğiz.
Eğitimci-Tarihçi-Yazar
Eyüp Süleyman ALLI


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

Sizin Tepkiniz Nedir?

Şaşkın Şaşkın
0
Şaşkın
Hay aksi! Hay aksi!
0
Hay aksi!
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
geeky geeky
0
geeky
Aşk Aşk
0
Aşk
Ha Ha Ha Ha
0
Ha Ha
Yok Artık Yok Artık
0
Yok Artık
Zafer! Zafer!
0
Zafer!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı
Bildirimleri Aç    Evet Hayır